İnsan her renkte güzel

Fotoğraf sanatçısı Angelica Dass, çektiği portre fotoğraflarıyla farklı ten renklerinin güzelliğini gösteriyor.


Brezilyalı fotoğraf sanatçısı Angelica Dass, ‘Humanae’ adını verdiği fotoğraf çalışmasında, insanların farklı renk tonlarını ve bu tonların güzelliklerini vurgulamayı amaçlıyor.


“Köleliği 129 yıl önce kaldırdılar ve Martin Luther King ‘Benim bir hayalim var’ konuşmasını yapalı 54 yıl oldu” diyor Angelica Dass. Ted Talk’ta yaptığı ‘İnsan her renkte güzel’ konuşmasında şunları da ekliyor: “Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki insanlar hala tenimizin rengine göre ilk izlenim oluşturuyorlar.”


“Humanae, ten renklerinin gerçek dışı beyaz, kırmızı, siyah veya sarıdan ibaret olmadığını göstererek gerçek renklerimizi vurgulama peşinde” diyen Dass “bu çalışma, kodlarımızı sorguladığımız bir oyun gibi. Kişisel hikayelerden global tarihe uzanan, devamlılığı olan bir eser” vurgusunu yapıyor.


İnsanları, arkalarında beyaz fon varken fotoğraflayan sanatçı daha sonra burunlarından 11 piksellik bir kare seçip arkayı bu renkle boyuyor. Arkada oluşan rengi, endüstriyel renk kartelasında bulup karşılaştırma yapıyor ve pantoner renk kodunu fotoğraflarına ekliyor.


Sanatçı, ilk başta ailesi ve arkadaşlarıyla başladığı bu çalışmaya sosyal medya hesaplarını kullanarak birçok kişiyi dahil ediyor.


“Herkesin hem bilgisayarında hem beyninde paylaşmaya davet ettiği açık bir kavram yaratmak istiyorum” diyor. Angelica Dass ve ekliyor “Tüm cinsiyet kimlikleri ile fiziksel engelliler, yeni doğmuşlar ya da ölümcül hastalar; hepimiz insanız.”


Projeye insanların tepkileri çok olumlu oldu; sergiler, davetler, müzeler… Angelica’nın favorisi ise, projenin sokaklarda boy göstermesi olmuş.


Dass, şimdiye kadar 19 şehir ve 13 ülkede 3000 kişinin fotoğrafını çekmiş. Herkese kapısının açık olduğunu söyleyen sanatçı, Akdenizi küçük bir tekne ile geçmeye çalışan mültecileri de fotoğraflamış.


Dass, ailesini ‘renklerle dolu’ olarak tanımlıyor ve bunun projesine başlamasının esas kaynağı olarak görüyor. Okuldayken insanları resmederken zorlandığını söyleyen sanatçı; “Benzersiz renkleri hiçbir zaman anlayamadım. Etten yapıldım ama pembe değildim, tenim kahverengiydi ama insanlar bana sen siyahsın dedi. 7 yaşımda kafam renkler yüzünden karmakarışıktı” şeklinde konuştu.


Proje, var olan estetiğin ötesine geçiyor. Dass, projenin sanatsal bağlamın dışında yeni bir hayat bulmasından dolayı onur duyduğunu söylüyor. Antropoloji, fizik ve nörobilim alanlarında araştırmacılar, Humanae projesini; insan etnisitesi, optofizyoloji, yüz tanımada kullanıyorlar.


Dass’ın bir numaralı hayran kitlesi, Humanae’yi eğitim amaçlı kullanan öğretmenlerden oluşuyor. “Onların tutkuları çizim derslerine geri dönmemi teşvik ediyor ancak bu sefer öğretmen benim” diyen Dass şunları ekliyor “Öğrencilerim hem yetişkinler hem çocuklar. Kendi portrelerini boyuyor, kendi renklerini keşfetmeye çalışıyorlar.”


“Bir fotoğrafçı olarak, başkalarının iletişim kurabileceği bir kanal olabileceğimi biliyorum. Bir insan olarak, her fotoğraf çektiğimde, bir terapistin önünde oturduğumu hissediyorum. Bir zamanlar hissettiğim tüm hayal kırıklığı, korku ve yalnızlık sevgiye dönüşüyor” diyor sanatçı.


Yüzlerce kişi, Dass’ın resimlerinin onlarda bıraktığı etkiyi paylaştı.


Projesinin birçok kişi için faydalı olduğunu ve herhangi bir etiketle kendilerini yansıtamayanlar için bir çeşit ayna görevi gördüğünü fark etti.


Dass; “Siyah, beyaz, sarı veya pembe olmak bizim için ne anlama geliyor?” sorusunu her fırsatta insanlara yöneltiyor.


Bu portreler, birbirimizi nasıl gördüğümüzü yeniden düşünmemizi sağlıyor ve belki de bize hem bireyselliğimizi hem paylaştığımız insanlığı hatırlatıyor.


Dass, çalışmalarını web sitesi üzerinden yayınlıyor.

haber

haber

LEAVE A COMMENT

seks hikayeleri kartal escort Antep escort samsung muadil toner mobil porno güvenilir bahis kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis türkçe bahis canlı bahis sakarya escort bayan