Erdoğan’dan Çok Sert Sözler

Erdoğan, kendisine “Diktatör bozuntusu” diyen Kılıçdaroğlu’na çok sert sözler söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisine hem partisinin kurultayında hem de grup toplantısında “Diktatör bozuntusu” diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu çok ağır sözlerle eleştirdi.

Erdoğan, “Bu zat bir süredir şahsımla, ailemle ilgili ağzına da kişikiğine yakışmayan şekilde namus ve şeref edebiyatı tutturmuş gidiyor.Türkiye’nin bunca meselesi varken bu namus ve şeref fukaraları için vakit harcamak bana zül geliyor. Serseri mayın gibi… Akıl sağlığının yerinde olup olmadığını da bilmiyoruz. Bunun sıkleti de ölçülemez. Bazı insanlar vardır ya hani yüzüne tükürsen, ‘yağmur yağıyor herhalde’ der. Bu da işte böyle pişkin bir tip. Milletin yok saydığı bu zatı ben niye adam yerine koyayım ki? Kendi başarısızlıkları içinde çırpınsın dursun.” dedi.

 

HEDEFİNDE AYDINLAR DA VARDI

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 19. Muhtarlar Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan’ın hedefinde sadece Kılıçdaroğlu değil aydınlar da vardı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütünün kamu görevlilerine saldırmasına kendince akademik veya siyasi fetva veren, sivillerin öldürülmesini ise ‘yapmasa iyi olur’ diye karşılayan bu zihniyetten, açık söylüyorum, tiksiniyorum” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından bazı bölümler şöyle:

“BUNLARIN AĞABABALARI DA BÖYLEYDİ”

“Siyasetçi millete efendi olmaya değil hizmetçi olmaya gelirse değer kazanır. Akademisyen dediğinde özgün bilimsel çalışmaları ile konuşur bu bildirici güruhun çoğunun ne ülkemize ne de insanlığa katkılarının olduğunu duymadık görmedik. Böyle bir terör örgütünün yanında yer alıyor musun almıyor musun? Ülkemizde akademi dünyasının bu derece çoraklaşmasının sebebini bu tür vasilerle çok daha iyi anlıyoruz. Bunların ağababaları da böyleydi. İsimler değişiyor ama zihniyet aydın. Bunları eleştirince düşünce özgürlüğü diye feryada başlıyorlar siz eleştirince düşünce özgürlüğü ben eleştirince düşünce özgürlüğüne saldırı. Birazcık aydın namusu taşıyan eleştirmek kadar eleştiriyi de hazmeder. Bunlar sadece vicdansız değil, aynı zamanda ahlak yoksunu.

Bunlar öyle İstanbul’daki gibi propaganda için değil, gerçekten ekmek almaya giden Fırat’ı katlettiler.

“BU BİLDİRİMCİ GÜRUHUN HİÇBİR KARŞILIĞI YOK”

Akademisyen diyen kişiler çalışmalarıyla konuşur. Bu bildirimci güruhun hiçbir karşılığı yok. Ne ülkemize, ne insanlığa hiçbir katkılarını duymadık, görmedik. Velev ki atmış olsun, önemli olan şimdi terör örgütünün yanında mısın, değil misin? Akademi dünyasının bu derece verimsiz hale gelmesinin sebebini anlıyoruz.

Bunların ağababaları da öyleydi. Osmanlı devrinde Osmanlı düşmanı, Milli Mücadele döneminde düşman olmak… Devir değişiyor ama zihniyet aynı. Siz eleştirince düşünce özgürlüğü, ben eleştirince düşünce özgürlüğüne saldırı. Bunlar sadece vicdansız değil, ahlak yoksunu da.

“HİÇBİR ŞEYE DEĞİLSE BİLE YEDİĞİN EKMEĞE SAYGIN OLSUN”

Hiçbir şeye değilse bile yediğini ekmeğe saygınız olsun. Onları destekleyenlere de sormak istiyorum: Siz Türkiye’nin birliği beraberliğinden yana mısınız, değil misiniz? Yana iseniz, terör örgütünün jargonuyla konuşuyorsunuz, ciğeri beş para etmez terör örgütüne arka çıkmak yakışır mı? Bunun adı eleştiri değil ki, bunun adı terör örgütü propagandası. Elbette bu güruhtan hakkaniyetli cevap gelmeyeceğini biliyorum, bunların kalpleri mühürlü.

“BU ZİHNİYETTEN TİKSİNİYORUM”

Şöyle bir görüş var: “Terör örgütü sivilleri hedef almamalı ama askere, polise istediği gibi saldırabilir.” Bunları söyleyenler de insanlıktan nasibini almamış, beterin de beteridir. Asker, polis, korucu insan değil mi? Bunlar sizin hedef tahtanız mı? Bunlar kime hizmet veriyorlar, kimin can ve mal güvenliği, eğitimi, sağlığı için görev yapıyorlar? Kendince akademik veya siyasi fetva veren bu zihniyetten tiksiniyorum. Herkes meşrebine, karakterine uyan işi yapacak. Bunlar ihanet çukurunda çırpınacak. Biz de ülkemizin geleceği için çalışacağız.

“NE TERÖR ÖRGÜTÜ, NE DE PARTİSİ MUHATAP ALINACAK, O İŞ BİTTİ”

Önümüzdeki süreçte ne bölücü terör örgütü ne de onun güdümündeki parti ve diğer yapılar asla muhatap alınmayacaktır, o iş bitmiştir.

Terör örgütünün kamu görevlilerine saldırmasına kendince akademik veya siyasi fetva veren, sivillerin öldürülmesini ise ‘yapmasa iyi olur’ diye karşılayan bu zihniyetten, açık söylüyorum, tiksiniyorum. Herkes meşrebine, karakterine, şahsiyetine uyan işi yapacak. Bunlar, içlerinde bulundukları ihanet çukurunda çırpınacak. Bunu iyi bilelim. Biz de ülkemizin ve milletimizin geleceği için çalışacak, gayret edeceğiz.

“HAKKARİ VE ŞIRNAK İLLERİNİN MERKEZLERİ TAŞINACAK”

Bunlar örgütüyle milletvekiliyle belediyeleri ile yaptıklarını adalete hesap verecekler. Biz de bölgeyi milletimizle ayağa kaldıracağız. Vatandaşımızla oturup bu meselenin çözümü için oturup gerekeni yapacağız. Sayın Başbakan bir açıklama yaptı Hakkâri ve Şırnakillerinin merkezleri taşınacak. Çünkü şehir yapılanmasına ne Hakkari ne de Şırnakuygundu. Şırnak’ın asıl şehir merkezi Cizre’ydi tarihsel olarak. Atılacak bu adımla kentsel bir dönüşümle bu hale dönüşür artık önümüzde başka bir yol haritası yoktu. Elinde silahı olan ve destekleyen bu ihanetin bedelini ödeyecektir. Terör örgütü içindeki gençlere sesleniyorum gelin yol yakınken hatadan dönün. Biz sizleri mahkum olarak değil ailenize milletimize hayırlı evlatlar olarak görmek istiyoruz. Yüzündeki kırmızı maskelerle değil alnınız açık olarak görmek istiyoruz. Elinize tutuşturulan silahlarla değil bilgisayarlarla görmek istiyoruz. Sevgili milletim bizim mücadelemiz Kürt kardeşlerimiz ile değil terör ve teröristlerledir.

“MÜCADELEMİZ KÜRT KARDEŞLERİMİZLE DEĞİL”

Bizim mücadelemiz Kürt kardeşlerimizle değildir. Bizim mücadelemiz terör ve teröristlerledir. Bakıyoruz ki dağdakiler ve akademisyen geçinenler, müsveddeler, bizim Kürt kardeşlerimizi öldürdüğümüzü söylüyorlar. ‘Devlet Kürtlere karşı katliam yapıyor’ diyor. Siz ne vicdansızsınız.

KILIÇDAROĞLU’NA ÇOK AĞIR SÖZLER

Ana muhalefet partisinin genel başkanı yine çirkin yüzünü göstermiş. Bu zat bir süredir şahsımla, ailemle ilgili ağzına da kişikiğine yakışmayan şekilde namus ve şeref edebiyatı tutturmuş gidiyor. Kendisine bunun cevabını hiçbir şekilde karşılık veremeyeceği şekilde ifade ettim. Ama karşımdaki kişinin cevap vermediğimde kendisinin haklı olduğunu düşünecek ve hatta buna inanacak kadar cahil ve ahlaksız olduğunu bildiğim için mecburen temas etmek zorundayım. Çünkü bu bir değil, iki değil, üç değil, beş değil, on değil… Sabır, sabır, sabır… Anamuhalefet partisinin genel başkanı hem parti kongresinde hem de grup toplantısında yine çirkin yüzünü göstermiş. Bu zat bir süredir şahsımla ilgili, ailemle ilgili ağzına da, kişiliğine de kesinlikle yakışmayan bir şekilde bir namus ve şeref edebiyatı tutturmuş gidiyor. Bundan kazandığım tazminatlar artarak devam ediyor, o ayrı mesele. Aslında kendisine bunun cevabını hiçbir şekilde karşılık veremeyeceği ve veremediği şekilde müteaddit defalar ifade ettim ama bazı insanlar vardır ya hani yüzüne tükürsen, ‘yağmur yağıyor herhalde’ der. Bu da işte böyle pişkin bir tip. Cehaletin ve çirkefliğin bir araya toplandığı kişiye hiçbir sözün kafi gelmediğini görüyoruz. Hakimleri de hedef almış.

“SERSERİ MAYIN GİBİ”

Serseri mayın gibi ne zaman kime bulaşacağı belli olmuyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin adresini bilmeyen birisiyle kaybedecek zamanım yok demiştim. Siyasetbilmediği belli ama hesap da bilmiyor.

Aslında bu zatın (CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu) asıl karın ağrısını da ortaya dökerim ama inanın bana ben bu konuları konuşmaktan hicap duyuyorum. Türkiye’nin bunca meselesi varken, çözüm bekleyen bunca sorunu, birlik ve beraberlik içinde üzerine gidilmesi gereken bunca sıkıntısı varken, bu namus ve şeref fukaraları için vakit harcamak bana zül geliyor. Teröristleri savunanlardan birisi de bu değil mi, onların arkasında duran bu değil mi. Hangi namustan, hangi şereften bahsediyorsun sen?

“AKIL SAĞLIĞININ YERİNDE OLUP OLMADIĞINI DA BİLMİYORUZ”

Ne diyor Ziya Paşa ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.’ Şimdi bunun herhangi bir eseri olmadığı için akıl derecesini ölçemiyoruz. Hatta akıl sağlının yerinde olup olmadığını da bilmiyoruz.

“BUNUN SIKLETİ DE ÖLÇÜLEMİYOR”

Hani insan mücadele ederken kendi şirketine göre biri çıksın o sıklete göre mücadele etsin der ya bunun sıkleti de ölçülemiyor.

Söylediğiniz her sözün israf, yaptığınız her hamlenin enerji kaybı olduğu, teneke gürültüsü kabilinden, boş konuşmanın dışında bir varlık gösteremeyen, herhangi bir vasfı zaten olmayan birisine şimdi ne diyeyim ben? Kendi geçmişinden utanan, terör örgütünü dahi şöyle kalpten gelen samimi buğz ile kınayamayan, partisi içindeki klikleri birbiriyle yarıştırmayı siyaset sanan bu zavallıyı ademe mahkum ediyorum. Milletin zaten yok saydığı bu zatı ben niye adam yerine koyayım ki?”

 

haber

haber

LEAVE A COMMENT

kartal escort eyüp escort gaziantep escort izmir escort bayan malatya escort bayan kayseri escort bayan eryaman escort bayan pendik escort bayan tuzla escort bayan kartal escort bayan kurtköy escort bayan ankara escort kurtköy escort escort mecidiyeköy mersin escort ankara escort gaziantep escort seks hikayeleri kayseri escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort güvenilir bahis kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis türkçe bahis canlı bahis