Baharatların faydaları nelerdir?

Tarçın hafızayı güçlendiriyor, kimyon sivilce ve kırışıkları gideriyor. İşte baharatların hiç bilmediğiniz yararları…

Aromaları ile yemeklere lezzet katan baharatların sağlık için de sayısız faydası bulunuyor. Şeker ve kolesterol düzenlemekten, metabolizma güçlendirmeye, kanser hücrelerinin baskılanmasından tümörün küçülmesine katkı sağlayanlara kadar birçok farklı alanda fayda sağlayan baharatlar doğru kullanılmadığında ise sağlığı tehdit edebiliyor. Özellikle kronik hastalıkları olanların baharatları daha dikkatli kullanması gerektiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, zencefil, tarçın, biber, karanfil gibi günlük hayatın içindeki baharatların kullanımı ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.


Zencefil regl ağrılarını dindiriyor, kanserde tümörün küçülmesine yardımcı oluyor

Antibakteriyel, antiviral, antienflamatuvar olarak kullanılan zencefil, çay olarak tüketildiğinde hamilelik dönemi bulantılarında kullanılabilecek en güvenilir çareye dönüşür. Zencefil çayı aynı zamanda uzun yolda ortaya çıkan mide bulantılarında da etkilidir. Antitümör etkisi sayesinde tedavisi zor olan kanser türlerinde doktora danışılarak tüketilen zencefil tümörün büyümesini baskılamaya yardımcı olabilir. Spor yapan kadınlarda kas ağrılarını ve adet dönemindeki ağrıları azalttığına dair çalışmalar bulunan zencefil solunum yolu hastalıklarında, öksürük, grip ve soğuk algınlığına birebirdir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Fakat kan basıncı ve şeker ile ilgili ilaç kullananlar için sakıncalı olabileceği unutulmamalıdır.


Omega-3 ve omega-6 karanfil şişkinliği ölüyor

En çok diş ve diş eti hastalıklarına önerilen karanfil, lokal anestezik olarak da kullanılabilir. Ağız kokusu için de etkili olan karanfil, su ve çayda tüketildiğinde şişkinliğe iyi gelir. Bitkilerde çok nadir görülen omega-3 ve omega-6 barındırmasıyla dikkat çeken zencefil, soğuk algınlığı, öksürük gibi bağışıklık sistemi hastalıklarında da kullanılabilir. Siyah noktalar, sivilceler, cilt lekeleri için birebirdir. Baharat ve çay olarak tüketilmesi önerilen karanfil, yağ olarak tüketildiğinde yarardan çok zarara neden olan bir ürüne dönüşebilir. Mutlaka bir uzmana danışılarak kullanılması gereken karanfil yağı; direkt olarak içilmemeli, cilde sürülmemeli ve seyrelterek kullanılmalıdır. Çocukların kesinlikle kullanmaması gereken karanfil yağı mide ve bağırsakta dönüşü olmayan ciddi yan ektilere neden olup vücutta tahribat yaratabilir.


Siyah nokta ve sivilcelere karşı: Kimyon

Kan şekerini dengeleyen kimyon, cildi düzenler, siyah nokta, sivilce, yaşlılık kırışıklıklarının tedavisine yardımcıdır. Yüksek demir içeriği sebebiyle kansızlık tedavisinde oldukça etkili olan kimyon, astımla savaşır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Aşırı tüketimi karaciğer ve böbreklere zarar verebilen kimyonun hamilelik döneminde de düşüklere neden olabileceği için kullanılmaması önerilir.


Zerdeçal, osteoporoza karşı koruyor

Zencefil ailesinden olan ve Hindistan safranı olarak da bilinen zerdeçalın kullanım alanları da safranla benzerlik gösterir. Antienflamatuvar, antioksidan, antitümör özellikleri olan zerdeçal Alzheimer gibi hastalıklarda kullanılır. Kolon, prostat, pankreas, meme kanserlerinde tedaviye ek olarak kullanılabilir, ancak öncesinde hekime danışmak önemlidir. Artrit, pankreatit, enflamatuvar bağırsak hastalıklarında ağrıyı azaltıcıdır. Safra taşına karşı doğal bir koruyucudur. Kan basıncını düzenler, osteoporoza karşı da koruyucu özellikleri bulunur. Zerdeçalı günlük beslenmesine dahil etmek isteyenler pilav, makarna, et yemekleri, yumurta, çorba gibi yemeklere ekleyebilir.

Çalışmayan bağırsaklar için keten tohumu

Omega 3 yağ asitleri ve diyet lifi açısından zengin olan keten tohumu sindirim sistemini ve bağırsakların sağlıklı çalışmasını destekler. Kan şekeri ve kolesterolün dengede kalmasına yardımcıdır. Bu özelliğiyle kalp ve damar hastalıklarına karşı da koruyucu olan keten tohumu, meme ve prostat kanseri riskini düşürür. Suda bekletilip salatalarda kullanılabilir.


Chia kolesterolü dengeler

Omega 3, 6 ve lif içeriği bakımından zengindir. Kan şekerini ve kolesterolü dengeler. Antioksidan özelliği sebebiyle kanser riskini düşürür. Süt ve suda jelleşme özelliği ile puding, sütlü yumurta gibi sevilen birçok tarifte kullanılabilir. Midede şiştiği için açlık hissini yatıştırır. Tansiyon hastaları uzmana danışarak kullanmalıdır.

Pul biber bağışıklık sistemi ve metabolizmayı güçlendirir

Antienflamatuvar ve gaz giderici olarak kullanılan pul biber içindeki bileşikler sayesinde birlikte yenilen diğer besinlerin vitamin ve mineraller emilimini de arttırır. Yüksek miktarda C vitamini içerdiğinden doğal antibiyotik olarak tanınan pul biberin vücut için mucizevi bir besin olduğunu söyleyebiliriz. Bağışıklık sistemi ve metabolizmayı güçlendiren pul biber antidepresan olarak kullanılabilir. Kanser hücrelerinin bastırılmasında da yardımcı olan biberin bazı ilaçlarla etkileşime girebileceği unutulmamalıdır.


Tarçın hafızayı güçlendiriyor

Kan şekerini dengelemesiyle tanınan ve bu özelliği ile diyabetik hastalara önerilen tarçın bazı diyabet ilaçları ile etkileşime girebilir. Diyabet hastalarının tarçın kullanımı ile ilgili doktorlarına danışması önemlidir. Kolesterol üstünde de dengeleyici etkisi olan tarçının antioksidan, antiseptik ve antibakteriyel özellikleri de vardır. Kanın pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olan tarçın zengin lif içeriği sayesinde sindirimi kolaylaştırır. Lösemide kanser hücrelerinin çoğalma riskini düşürür. Tarçın sakızı çiğnemek veya koklamak hafızayı güçlendirir, Alzheimer gibi hastalıklarda yardımcı olarak kullanılabilir.

Yediğiniz yemekler kişiliğinizi gösteriyor!


Heyecan arayanlar baharatlı yiyecekleri seviyor
1970’lere geri döndüğümüzde, Pennsylvania Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, bazı insanların neden baharatlı yiyeceklerin yarattığı yanma hissini sevdiği üzerine odaklanıldı. Sebep potansiyel olarak tehlikeli aktivitelerden de hoşlanmaları olabilir miydi? Heyecan arayışı aranılan cevap mıydı? Daha sonra Nadia Byrnes ve John Haze tarafından yapılan araştırma gösterdi ki heyecan düşkünleri – Arnett envanteri heyecan arama testi uygulanarak belirlenen- baharatlı yiyeceklerle diğer insanlardan daha iyi başa çıkıyordu. Araştırma deneklere, acı biberdeki aktif madde olan kapsaisin içeren su vermeyi de kapsıyordu. Ardından hissettikleri duygular ve keyif alıp almadıkları soruldu. Araştırma sonucuna göre, baharatlı yiyeceklere olan eğilimin arkasında pek çok farklı faktör yatsa da kültürel altyapı ve yetiştirilme tarzı önem arz ediyordu.


İnsanları mutlu etmeyi sevenler, eşlik eden olduğunda daha çok yemeye meyilli
Sosyal kelebeklerin, arkadaşları ile düzenli olarak dışarıda yemek yedikleri ya da haftada birkaç kez evlerinde misafir ağırladıkları düşünüldüğünde, yemeleri gerektiğinden daha fazla tüketiyor olmaları şaşırtıcı değil. Genç kadın grupları üzerinde yapılan araştırma, insanların eşlikçilerinin yeme alışkanlıklarını taklit etme eğiliminde olduğunu ortaya koydu, yani birlikte zaman geçirdiğiniz iştahına düşkün bir insan kolaylıkla sizin yediklerinizi ve yeme hızınızı etkileyebiliyor. Ancak söz konusu olan sadece arkadaşları taklit etmek değil, Case Western Reserve Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre, insanları mutlu etme eğilim olan denekler, araştırmaya katılmış başka bir denek rolü yapan aktörler tarafından teklif edilen şekerleri almaya diğerlerinden daha istekli davrandı.


Aşırı duygusal insanlar gizli gizli atıştırıyor
Duygusal yiyiciler diye bir gerçek olduğunu hemen herkes bilir. Bu insanlar stresle başa çıkma mekanizması olarak yemek yemeyi kullanırlar. Ama aşırı duygusal olanların küçük yaramaz atıştırmalarla daha derin ve gizli bir ilişkisi olduğu rapor edildi. LighterLife adlı bir kilo kontrol firmasının 2000 kadın üzerinde yaptığı ankette, kadınların büyük bir kısmının düzenli şekilde gizli gizli atıştırdığı ortaya konuldu. Yüzde 40’ı bu durumun bir problem olduğunun ve kilo kontrolü problemleri yaşadıklarının farkında olduğunu kabul ettikleri halde, dürtüye karşı koyamadıklarını belirtti. Hatta bazıları bu alışkanlıktan o kadar utanıyorlarmış ki kendilerini atıştırmalıklarla banyoya ya da dolaba kapatıp yiyorlarmış. Bu tür anketler nüfus arasında ortalama eğilimleri belirlemenin iyi bir yolu ve görünen o ki atıştırmak beslenmeyle ilgili oldukça büyük ve yaygın bir problem. Gizli yeme alışkanlığı en iyi rejim programları ve egzersiz planlarını bile etkisiz hale getirebilir.


Vicdanlı insanlar meyve ve sebze tüketmeye daha yatkın
Katılımcıların kişilik tiplerini ve yeme alışkanlıklarına dahil davranışlarını test eden bir araştırmaya göre, vicdanlı insanlar meyve ve sebze tüketimine daha meyilli oluyorlar ve genel olarak sağlıklı besleniyorlar. Dışa dönük insanlar ise riskli davranış ve kötü gıda seçimlerine yatkın. Konuya dair düşünüldüğünde, daha az sosyal ve alkolle arası olmayan insanların gecenin ilerleyen saatlerinde fast food tüketmemesi kulağa mantıklı geliyor. İlginç olan ise, gittikçe büyüyen vegan ve çiğ besin tüketicilerinin bitki bazlı yiyeceklere odaklanması ve bu sayede nüfusun büyük bir bölümünün vicdanlı kategorisine girmesi gibi görünüyor.


Dışa dönük insanlar hayvansal yağ, şeker ve alkole hayır diyemiyor
Appetite dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, dışa dönük ve sosyal insanlar, yağlı, tuzlu ve tatlı yiyeceklerin yanı sıra şekerli meşrubatlara karşı da bir yakınlık duyuyor. Bu doğrudan dışa dönük kişilik tipine bağlı sosyal bir davranış gibi görünüyor. Bu kişilik tipi, dışarıda daha sık yiyor ve yüksek kalorili gıdalar içeren grup aktivitelerine katılıyor. Rastgele nüfus örneklem büyüklüğü belli eğilimleri işaret edebilir ama bu tür verileri tahmin ve genelleştirilmiş sonuçlar için kullanmaya çalışırken her zaman dikkatli olunmalıdır. Çalışmanın elde ettiği en önemli bulgu, dışa dönük insanların beslenme tarzlarının büyük ölçüde kontrol edilebilir dış faktörlerden etkileniyor olmasıdır.

haber

haber

LEAVE A COMMENT

kartal escort Antep escort samsung muadil toner mobil porno güvenilir bahis kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis türkçe bahis canlı bahis sakarya escort bayan