Yalnızız dostlar

Ass

Uzun yemek masalarında, büyük kalabalıklarda yapayalnızız. Bu durumu yaz-kış veya tatil-iş dönüşlerinde şartlar değiştiğinde daha açık fark ediyoruz. Yaşadığımız ‘sosyal izole’ hayat, günde 15 sigara içmek ya da obezite kadar tehlikeli.

Ne kadar önemli bir koltukta oturduğunuzun, ne denli alımlı bir insan olduğunuzun hatta medeni halinizin bir önemi yok. Cambridge Düşesi Kate Middleton bile birkaç ay önce çok yalnız hissettiğini, çevresinden izole olduğunu itiraf etmişti.

Yani hepimizi içine alan bir mesele yalnızlık. Üstelik sağlığımız üzerinde sigara, obezite, alkol kadar kötü etkileri var. Aslında, konu sevgilinizi başka bir şehre uğurladıktan sonra hissettiğiniz değil. Kronik boyut kazanan yalnızlıkta geri dönülmez sonuçlar doğuyor. Bu sonuçlara bakmadan evvel dünyaca ünlü uzmanların değerlendirmelerine göz atalım… Biz neden bu hale geldik?

California Üniversitesi’nden Steve Cole, “Yalnızlığı sadece bir karın ağrısından ibaret sanırdım oysa toksik çevresel koşulları yaratan ve en çok mücadele etmemiz gereken sorunlarımızdanmış” diyor. Psikolog Amy Banks, durumu “Kronik kopukluk” olarak tanımlıyor. Sebebini de artan kişisel hırslarımıza, ihmal edilen ilişkilerimize bağlıyor. San Diego Üniversitesi’nden Psikolog Jean Twenge ise özellikle düzenli bir hayatı olmayan, sıklıkla yaşadığı şehri değiştirmekten çekinmeyen gençlerin yalnızlığa mahkûm olduğunu söylüyor. Yalnızlıktan en çok endişe duyanlar da bu ‘göçebe’ gençlermiş. 20 yılı aşkın süredir yalnızlık üzerine geniş çaplı araştırmalar yapan ABD’li sosyal nörolog John Cacioppo, “Biz insanlar sürüye dahil olmayı seven canlılarız. Türümüzle iletişim kurmak temel ihtiyaçlarımızdan. Ancak ailelerimizden, evimizden devamlı uzak olmak, her ne kadar fazla sosyal gözüksek de kronik olarak kendimizi yalnız hissettiriyor” diyor. Teknolojinin, iş saatlerimizde sınırların kalmayışının, ilişki anlayışımızın değişmesinin de yalnızlar kervanına katılmamızdaki payı büyük şüphesiz.

Bu arada yalnızlığı 2 sınıfa ayırmak mümkün. İlki ‘sosyal yalnızlık’ ki bunda hayat amacı bulamaz, devamlı sıkılgan hisseder, sosyal olarak dışlanır ya da kalabalıklara dahil olmak istemezsiniz. Diğeriyse psikologlara göre daha ürkütücü olan ‘duygusal yalnızlık’. Bu yalnızlık, tıpkı depresyon ve anksiyetede olduğu gibi çok ciddi sonuçlar doğuruyor.

Erken ölümleri yüzde 26 artırdı

Sonuçlarının ne denli ciddi boyutlara erişebileceğini ortaya koyan araştırmacılar yalnızlığın beynimizde değişikliğe neden olduğuna işaret ediyor. Yalnızlık, düşüncelerimizi, davranışlarımızı etkisi altına alıyor, çevremizden gitgide izole olmamıza neden oluyor. Kimi uzmanlara göre internet alışverişinde ve eve söylenen hazır yemek siparişlerinde patlama olmasının sebebi de bu. Yalnızlık başımıza vurdu, insan arasına karışmayı reddediyoruz.

Dedik ya, sadece psikolojik sonuçlar doğurmuyor bedenimizi de değiştiriyor yalnızlık. Obezitenin ve sigara tüketiminin akıl almaz boyutlara ulaşması da bu yüzden. Çevresel faktörlerin genlerimiz üzerinde yarattığı değişiklikler üzerine araştırmalar yürüten California Üniversitesi’nden Steve Cole’a göre, işin en ciddi boyutu bağışıklık sistemimize nüfuz eden genlerde yalnızlığa bağlı meydana gelen değişiklikler.

Yalnızlığın tetiklediği kronik hastalıklarda kalp krizi de var, kanser de, nörodejeneratif yani öncelikli olarak insan beynindeki nöronları etkileyen bir dizi durumu tarif için kullanılan hastalıklara da… York Üniversitesi’nin 20 yılı aşkın sürede tamamladığı araştırmada yalnızların kalp hastalığına yakalanma riskinin yüzde 30 fazla olduğu ortaya çıkmıştı. Son yıllarda yalnızlığa bağlı stres ve üzüntü, ölümleri de tetiklemiş. Yalnızlık Cacioppo’a göre erken ölümleri yüzde 26 artırdı. Çünkü bu kişiler sağlıklı karar veremez, kendini koyverir, kötü beslenir, hareket etmez, kendini mutlu edecek şeyleri bulmakta güçlük çeker, düzensiz, özensiz bir hayatları vardır. Dahası, yalnızlıkla karakterimiz de değişmeye başladı. Çok sosyal bir yaşamı olan deneklerin hipnotize edildiği bir araştırmada katılımcıların kendilerini aşırı yalnız hissetmesi sağlandı ve çalışma sonucunda bu kişilerde ani kalitesiz uyku ve kronik yorgunluk da yalnızlığın doğurduğu sonuçlardan.

King’s College London’dan Louisse Arseneault, yalnızlıkla kötü uyku arasındaki kuvvetli bağa dikkat çeken uzmanlardan yalnızca biri. Stres hormonlarının devreye girdiği bu anlarda uyku problemleri kaçınılmaz oluyor ve uyandığınız günde peşinizi bırakmayan konsantrasyon bozuklukları, ağlama hissi ve tahammülsüzlük de cabası. Son olarak bu kişilerin depresyona, anksiyeteye, Alzheimer’a ve viral enfeksiyona yaklanma riski de daha yüksek.

Nasıl mücadele edilir?

Oxford Üniversitesi’nden Robin Dunbar, sosyal çevrenizde yer alan kişilerin sayısının değil niteliğinin önemine dikkat çekiyor. “Meseleyi o kadar da büyütmeyin, çözmek için kaliteli sohbet edecek birkaç arkadaş edinin yeter” diyor. Yeter ki yalnızlığa teslim olmayın, harekete geçin. Birilerini arayın, yürüyüşe çıkın. O halde bir hayat amacı edinin. İnsanların arasına karışın. Kendinizi bir başınıza olmakla suçlamayın. Zihninizde değişikliğe gidin. Ancak çok hızlı edinilen sosyal çevrelerden de uzak durun, sabırlı olun. Yalnız da kalsanız yapmak istediklerinizi yapın. Canınızın çektiği yemeği yalnız olduğunuz için yememezlik etmeyin, hatta yemeği en sevdiğiniz restoranda yiyerek kendinizi ödüllendirin. Tek başınıza piknik yapın, tiyatroya gidin. Aslında, sadece yalnız olduğunuzu çevreye göstermekten korktuğunuzun da farkına varın. Yardıma ihtiyacı olan birine destek olarak kendinizi iyi hissettirin. Hiç olmadı, bir evcil hayvan edinin.

Yalnızlık testi
10 soruluk yalnızlık testi, California Üniversitesi’nden Daniel Russell tarafından 1978’de hazırlandı. Soruları yanıtlarken 1’den 4’e kadar puan verin.
1- Asla, 2- Nadiren, 3- Bazen, 4- Her zaman

Ne sıklıkla bir şeyi yalnız yaptığınız için mutsuz hissediyorsunuz?
Ne sıklıkla konuşacak birini bulamamaktan yakınıyorsunuz?
Ne sıklıkla yalnız olmayı daha fazla kaldıramayacağınızı söylüyorsunuz?
Ne sıklıkla kimsenin sizi anlamadığını söylüyorsunuz?
Ne sıklıkla birinin mesaj atmasını ya da aramasını bekliyorsunuz?
Ne sıklıkla tamamen yalnız hissediyorsunuz?
Ne sıklıkla çevrenizdekilerle iletişim kuramayacağınızı düşünüyorsunuz?
Ne sıklıkla arkadaş edinmekte zorlandığınızı hissediyorsunuz?
Ne sıklıkla kendinize yandaş arıyorsunuz?
Ne sıklıkla dışlandığınızı hissediyorsunuz?

Şimdi puanınızı hesaplayın. 20, ortalama bir skor. Puanınız 25 ve üzeriyse yalnızlık konusunda önemli problemleriniz var. Puanınız 30 ve üzeriyse aşırı yalnız olduğunuzu ve durumunuzun ciddi olduğunu gösteriyor.

Haber: Sema Ereren

Yalnızlıktan mutlu olmanın 7 yolu



Güzel bir şey yapın
Eğer yanınıza arkadaş bulamıyorsanız bile tek başınıza her şeyi yapabilirsiniz. Sadece sizin sevdiğiniz bir sanatçının konserine gidebilirsiniz ya da alışveriş merkezinin indirim günlerinde kafanıza göre alışveriş yapıp kendinizi ödüllendirebilirsiniz.



Sizi mutlu eden şeylerin listesini yapın
Vakit geçirmek için neden harika bir insan olduğunuzu hatırlayın. Son zamanlarda yaptıklarınızın bir listesini çıkarın. Başınıza gelen eğlenceli olayları, içinde kendinizi harika hissettiğiniz bir kıyafet ya da son zamanlarda aldığınız bir iltifatı not edin. Bunlar kendinize ne kadar harika olduğunuzu hatırlatacaktır.



Şarkı söyleyin
Bazen kimse sizi izlemiyorken çok eğlenebilirsiniz. Hello Kitty pijamanızı giyin ve televizyonda abuk sabuk programlar izleyin. Avaz avaz şarkı söyleyin. Ya da atlayın bisiklete yola çıkın!



Tek kişilik sinema seansı
Sevdiğiniz filmler, arkadaşlarınızın hoşuna gitmiyor mu? Siz her bir sahneden zevk almanıza rağmen, arkadaşlarınız bu filmden sıkılıyor mu? O zaman neden tek başınıza izlemeyesiniz ki? İstediğiniz abur cuburları alın ve tek başınıza sinema keyfi yapın.



Hep öğrenmek istedikleriniz
Kendinize zaman ayırarak, öğrenmek istedikleriniz konularla ilgilenebilirsiniz. Sandalyelerinizi kaplayabilir, mutfağınızda yeni tarifler deneyebilir ya da yoga cdsini takıp keyifle yoga yapabilirsiniz.



İnsanlarla yeniden iletişim
Sonsuza kadar yalnız kalmayacaksınız tabii ki. Bir süre kafanızı dinledikten sonra tekrar arkadaşlarınızla görüşebilir ve eğlenebilirsiniz. Kafanızı biraz dinledikten sonra tekrar sosyalleşmek iyi gelebilir.



Kendinize yeni bir açıdan bakarsınız
Bazen kişisel değerlendirme gereklidir. Mobilya zevkiniz hala geçerli mi? Saç kesiminizden memnun musunuz? Ayakkabılarınız tarzınıza uygun mu? İnsanlar, sürekli değişen varlıklardır. Korkmayın. Mobilyanızı değiştirin, saçınızı değiştirin, kendinizle ilgilenin.

haber

haber

LEAVE A COMMENT

kartal escort Antep escort samsung muadil toner mobil porno güvenilir bahis kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis türkçe bahis canlı bahis sakarya escort bayan